== Hareket özgürlüğü için. Sınırdışı
etme ve Kısıtlamalara karşı Kamp Karşıtı
Eylem Turu (Anti-Lager-action-Tour) ==
20. AĞUSTOS - 5 EYLÜL 2004
Bramsche-Berlin-Eisenhüttenstadt-Halberstadt-Hannover-Neuss-Parchim
/
Tramm... bunlar haritada -yeri olmayan- bazı yerlerin adları
. DIŞARININ
yerleri.Bu ülke içinde oldukları halde dışarıda
kalması gerekenlerin
yerleri.
Sınır dışı etme hapishanleri, sınır
dışı etme kampları,("ausreisezentrum,
yurtdışına gönderme merkezleri"), konteyner kampları,
toplu barındırma
birimleri, Mülteci yurtları ZAST... bu kelimeler Almanya
mülteci kaplarının
alfabesini oluşturuyor. Tecrit(izolasyon)-korkutma-değersizleştirme-ayırma-
aşağılama-hapis-görmezden gelme-kanunsuzlaştırma-boyun
eğdirme-hükmetme-
tecavüz- takip-zulm-istiflenme (ahirlara doldurulma) buradaki
ve benzeri
yerlerdeki mülteci kamplarını tasfir eden kelimelerdir.
Almanya da mülteci kampları kurulduğundan bu yana,
insanlar hergün
kamplardaki hayata karşı mücadele veriyorlar: İzole
edilmiş ormanlarda,
eski askeri kamplarda,endüstri bölgelerinde, ve konteyner
gemilerinde
insanca olmayan şartlarda yaşamaya zorlanıyorlar.Bu
yaşanamayacak yerlerde
verilen mücadele, özerklik hakkının ve insanlik
onurunun geri kazanım
mücadelesidir. Hareket özgülürğünü
reddeden,hayati ihtiyaçlari kısıtlayan,
günlük yaşamı yaşanmaz yapan, tıbbi
müdahaleleri engelleyen,ırkçı ve özel
takip yaslarina karsi olan mücadeledir. Ruh sağlığını
bozan,insanı küçük
düşüren, yaşam şartlarına karşı
verilen mücadeledir.
Almanyada ki sınırdışı etme ve mülteci
kamplarında intahar eden insanların
sayısı avrupanin hiç bir ülkesinde bu kadar
çok değil
Kamplara karşı olan kampanya, bizi ayırmaya,dağıtmaya,biribirimizden
izole etmeye,bizi yönetmeye,bizden istifade etmeye, ve emri altına
sokmaya
çalışan yasalara karşı bir mücadeledir.
İnsanların bölünmesini ve
dağıtılmasını istemiyoruz, toplumların
parcalanmasına, fakir ve zengin
bölgelerin içindeki bir dünyaya,savaş bölgelerine
ve sahte barışa hayır.
Biz bu yöneten gücün ana yapısını, kampların
çitlerini, görünür ve
görünemeyen sınırları sarsmak , bildiklerimizi
ve tecrübelerimizi direnişte
birleştirmek istiyoruz.
Dayanışma kurtuluş mücadelelerimizi birbirine
bağlıyor.
Otonomluğumuz,bizim kendiliğinden organizasyonumuz ve hareket
özgürlüğümüzdür. Direnişimiz
kamplara,sınır dışı edilmeye, toplumdan
dışlanmaya ve mülteci kontrolüne karşı
durmakta(yöneliktir).
Burada ve her yerde kamplara hayır! Kamplar hiç olmasın,
ne burada ne de
başka yerde!
Kamplar-bu ülkenin heryerinde var,ama bu yerler haritada
gösterilmemiştir.Biz yeni haritalar çizmek istiyoruz,görünen
çitlere ve
duvarlara aktif saldıran, yüksek sesle yıkan ya da
sessizce etrafinda
dolaşan,altını oyan, alttan saldıran,ihtiyacımız
olanı alan direnişin
haritasını.
Sesli ve sessiz hayır demek günlük yaşamın
direnişidir! Sesli ve kararlı
hayır-NO! Lager- Kamplara HAYIR!-
Tüm kampların kapanmasını talep ediyoruz: Sınır
dışı etme kampları,sınır
dısı etme hapishaneleri,toplama kampları ve Residenzpflicht(ikamet
zorunlulugu) yasası kaldırılsın! Sınır
dışı etme bitsin! Her insanın
istediği yerde yaşama hakkı vardır!
BRAMSCHE-HESEPE
Osnabrück'e yakın,Hollanda sınırına uzak
olamayan Bramsche-Hasepe'de
Landesaufnahmestelle(Ülekeyekabul bürosu)(LASt) diye de
bilinen yeni bir
tip sınır dışı etme kampları yapılmıştır.
Niedersachsen'daki zamanın
kışlaları,geç göç edenler(Spaetaussiedler)
diyede bilinen ve Sovyetler’den
gelen yahudi mülteciler için daha sonraları sınır
geçiş kampları olarak
kullanılmıştır.2001'in Kasım ayından
beri yurtdışı etme amaçlı bina olarak
kullanılıyor.Bu sınır dışı etme
kampındaki 200 kişilik kapasite mart
2004'de 550'liye çıkarılmıştır. Teorik
olarak bu komplekste 1200 kişi için
yer açılması mümkün. Geçen yıl
kamplardaki yaşam şartlarına karşı yapılan
büyük protestoların sayesinde küçük
yaştaki sahipsiz mülteciler artık
kamplarda kalmayacaklar. Bununla beraber Kampta çocuklar için
bu yılın mart
ayında 'teşvik okulları(förderschule)' diye adı
geçen kamp okulları
kuruldu.Bu yüzden çocukların kamp dışıyla
iletişim kurma şansları da
kalmıyor. Ayırma böylelikle mükemmel bir hale
geliyor. Kamp yerinde OIM ve
yabancılar polisi ofisleri bulunuyor ama bir hukuk danışma,
tıbbi ve
psikolojik bakım yok.Kamptaki görevlilerin üçte
birinden fazlası
azaltılırken, Bramsche polisine sınır dışı
etme kampının istiflenmesiyle
birlikte kampta iki yeni plan bürosu veriliyor .
İzolasyona ve insanları haksızlığa mecbur
etmeye hayır. Hiçbir insan
kanunsuz değildir.
Sınır dışı etme kampı,'Ausreisezentren,yurtdışı
etme merkezi'
1998'in başından beri Almanya da ilk özel tip sınır
dışı etme kampları
var.(X projesi,'yurtdışı etme merkezi',Projekt X,'ausreisezentrum').
İçişleri Bakanlığı bu yeni tip kamplarla
Almanya’nın var olan kamp
sisteminde başka bir kamp varyasyonu yaratıyor. Sınır
dışı etme yada
'gönüllü' diye de adlanrılan yurt dışı
etme resmi amaç olduğu halde, amaç
aslında kanunsuz kamplar. Buralara gönderilen mültecilere
o kadar baskı ve
zorlama yapılıyorki ,yarısından fazlası tam
bir kanunsuzluğa dalıyor. Bu
hükümet açısından bir başarı,
kaçak ve düzensiz işçiler yaratılmış
oluyor.
İltica talepleri reddedilmiş,ancak pasaport kağıtları
eksikliği nedeniyle
de sınır dışı edilemeyen mülteciler
sınır dışı etme kamplarına
yollanıyorlar. Hükümet dilinde 'barınma yeri verme
hoşgörüsü' diye geçiyor.
Aslında zorunlu yerleştirmeye denk geliyor. Buna maruz kalan
yıllardır
Almanya da yaşayan mülteciler, evlerini, sosyal çevrelerini,
işlerini,
çocuklar okullarını, sınır dışı
etme kamplarına gitmek zorunda oldukları
için terk etmek zorunda kalıyorlar. Bu kamplardaki mülteciler
harçlık
alamıyorlar. Sürekli kontrol altındalar, odaları
aranmak suretiyle sahip
olmaları “sakıncalı” eşyalar ellerinden
alınıyor. Buradakiler düzenli rapor
vermek zorundalar ve rastgele sorguya çekiliyorlar. Baskı
altına alınarak
ve yıpratılarak Almanya’yı terk etmeye zorlanıyorlar.
Bu, buna maruz
kalanların üzerinde sürekli stres yaratıyor; psikolojik
baskı ve yaşam
şartlarının sınırlandırılması
ise hayatı dayanılması zor bir hale
getiriyor.Almanya’nın değişik şehirlerindeki
yurt dışı etme merkezlerine
karşı direniş kampların içinde ve dışında
devam etmektedir. Bayern hükümeti
sürekli devam eden protestolar sebebiyle geçen yıl
Fürth' teki gösterilere
kadar yeni ,'yurtdışı etme merkezi' açamamıştır.
Ancak bugünlerde Bayern ve
Niedersachsen' da resmi olmayan, ancak öyleymiş gibi gösterilen
'sınır dışı
etme kapmları' ' nın yeni tipleri kurulmuştur. Alamanya
' ya yeni gelmiş ve
işlemleri devam eden ama ilticacı statüsü kazanmamış
olanlar buralara
yollanıyorlar
Neuss
Neuss' ta (NRW) 1993' ten beri Almanya’nın tek kadın
,'sınır dışı etme
hapisanesi' bulunmaktadır. Hapisane Neuss şehrinin içinde,
sakin bir
muhitte bulunmaktadır ve göze batmayacak bir şekilde
gizlenmiştir.
Hapisanede bugünlerde içinde hamile ve küçük
yaştakilerinde bulunduğu 60-80
kadın vardır. kadınlar keyfi olarak ikili veya altılı
hücrelere konmuşlar
ve 9 metrekarelik bir yerde yemek yemeğe mecbur edilmişlerdir.
Lavabo ve
tuvalet aynı hücrede olup, sadece bir perdeyle ayrılmışladır.
Tıbbi bakım
yetersizdir. Buradaki kadınlara psikolojik bir hizmette bulunulmayıp,
bu
kadınlara sosyal ve hukuksal hizmet verilmemektedir. Bu insanların
burada
bulunmasının tek sebebi Almanya' ya mülteci olarak
başvurmuş olmalarıdır.
Sınır dışı etme hapisaneleri'
,Sınır dışı etme hapisaneleri' Almanya’daki
mülteci kamplarının en feci
şeklidir. ,Sınır dışı etme hapisaneleri'
nde bulunanlar 18 aya varan bir
süre boyunca yüksek duvarların ve dikenli tellerin
ardında, silahlı
bekçilerin gözetimindedirler. Hücreler, bu hücrelere
giriş ve avluya çıkış
saatleri, sınırlı telefon olanakları oradaki personelin
keyfiyetine
bağlıdır. Oradaki insaların sadece iki seçeneği
var : Sınır dışı edilmeyi
beklemek, ya da 'gönüllü' olarak Almanya’yı
terk etmek.Bu insanlardan
avukatı olanların ise tek umudu ,konuyla ilgili olumlu bir
gelişme
olmasıdır.,Sınır dışı etme hapisaneleri
' de sürekli olarak bireysel, toplu
aclık grevlerine, intihar girişimlerine ve ölümlere
rastlanmaktadır. Bu
nedenle ,Sınır dışı etme hapisaneleri' 'ne
karşı dayanışma güçlenmelidir.
HAPİSANELERE SON, HERKESE İSTEDİĞİ YERDE
OTURUM VE YAŞAMA HAKKI!
Hannover
Hannover 'sınır dışı etme havaalanı'
- buradan da mülteciler zorla sınır
dışı edilmektedir. Her yıl Almanya’da 50.000
insan sınır polisi tarafından
sınır dışı edilmektedir. En son 29 mayıs
1999 yılında sudanlı mülteci
'Aamer Ageeb' ' in, Frankfurt' tan Khartoum' a sınır dışı
edilirken sınır
polisi tarafından boğularak ölümüne sebebiyet
verilmiştir. Bu gibi ölüm
olaylarına sıkça rastlanmaktadır. 2000 yılından
beri Niederschsen hükümeti
Hannover Langenhagen' daki havaalanının hemen yanında
merkezi bir 'sınır
dışı etme hapisanesi' bulundurmaktadır. Burada
sayıları 250' ye varan
mülteci bulunmaktadır. Bu hapisanenin açılışından
1 yıl sonra 8.12.2000
yılında, Sri Lanka' ya sınır dışı
edilmek istenen 17 yaşındaki 'Arumugasami
Subramaniam' kendini asmıştır. Şu anda Bremen'
de bulunan diğer
mültecilerde gelecekte buraya getirilmek istenmektedir. Bunu
sebebi,
Bremendeki doktorların. burada bulunan mültecilere tıbbi
hizmet vermeyi
reddetmesidir. Schröder' in yönetimi, Almanyanın ilk
'yurt dışı etme
merkezi' denemesi olan 'ProjektX?' ' i Hannover ' de gerçekleştirmiştir.
Şu
andaki CDU yönetimi mülteciler için kapalı bir
kamp sisteminin
propagandasını yapmaktadır ve bu kamplarda kalan insanların,
bu insanlara
destek verecek dışardaki insanlarla ilişkisini kesmek
istemektedirler.
IRKÇILIĞA SON!!!
Halberstadt
5 katlı 1200 kişi kapasiteli sachsen Anhalt'taki merkezi
ilk kabul
binasına(ZASt) bu ayın mayıs ayından itibaren
1000 tane mülteci
yerleştirildi. Buradan başka şehirlere dağıtıldılar.Zamanın
kızıl ordusunun
kışla olarak kullandığı, şimdi toplama
kampı olan bu bina şehrin 7km
dışında(yaklaşık bir saatlik yürüme
yolu) boş bir tarlada duruyor. Güvenlik
birimleri,kamera sistemleri ve çitler çoktan yerlerini
almışlar.Kasıtlı bir
gettolaşma var. Bu arazide sosyal büro,sağlık
bürosu, iltica kabul
bürosu(BAFI), yabancılar bürosu ve cinayet zabıtası
bulunmaktadır.Yaklaşık
olarak 100 insan binanın 4. katında 'ausreisezentrum,yurt
dışı etme
merkezi' diye bilinen yerde tutuluyorlar. Onlar ' mavi kimlikli
mülteciler.' Bir yılı aşkın bir zamanda farklı
farklı tek kişilik
hücrelerde yaşadıktan sonra zorla Sachsen’daki
kampa gönderilmişlerdir. Bu
seferki kampta kalma süresi belirsiz. 'Ausreisezentrum' 2 yıllık
model
denemsinden sonra bu yılın başında bölge
yönetimi tarafından başarılı
bulunup kalıcı hale getirilmiştir. Bunun yanında
baskı amaçlı nakit para
kesintisi, yemek paketi, tıbbi yardımların kısıtlanması
ve devamlı
sorgulamalar içişleri bakanlığının
yeni yöntemleri. Sınır dışı etme
kampları 250 kişiye istiflenmiştir. Yanlız erkeklerle,
çocuksuz evli
çifterler bir yerde, kadınlar ayrı bir yerde barınmaktadırlar.Yakalanan
mülteciler önce mavi kimilikli olarak yerleştirilmektediler.Bundan
başka
içişleri bakanlığı baskıyı hafifletme
taktikleriyle (oturma yeri
zorunluluğunun kaldırılması, günlük
harçlık verilmesi ve çalışma müsadesi)
mültecileri bir süreliğine sakinleştirmeye çalışıyor.
Yıkılsın çitler!
Evler istiyoruz. Sınır dışı etme kampları
kapansın!
Parchim,Tramm / Zapel
M/V Eyalet, Parchim yakınlarında Tramm/Zapel’deki
yurtda içinde aile ve
çocuklar da olmak üzere 200 ilticacı kalıyor.
Çocularki burda doğmuşlar,
ama bu ülkeyi yalnızca kaldıkları bu toplama yeriyle
tanıyorlar.Üç harabe
bloktan oluşan yurt ormanın ortasında eski bir kışladan
çevrilme ve tel
örgülerle çevrili, ölesine katmerli bir kontrol
sistemi oluşturmuşlarki;
Girişte kurt köpeği ve bekçili denetim ve kamera
sistemiyle sakinlerin her
hareketi kayıt ediliyor. Blok başına yalnızca
iki mutfak var ve en yakın
alışveriş olanağı 9 km. Yayayolu uzaklıta.
Otobüs için genellikle para
yetmiyor.Bu “toplama deposu”nda her zaman izolasyona,
kontrol sistemine,
red edilen tedavilere ve harçlıkların kesilmesine
veya nakit yerine
çek(Gutschein) verilmesine karşı protestolar gelişiyor.
Yabancılar
polisinin karşısındaki duvara geceleyin, açık
bir kapı, gerisinde demir
parmaklıkları gösteren duvar resimleri resmedilmiş.
Üzerine de “Mülteci
hakları” yazılmış. Resimler umutsuzluğu
ve iltica yurdundaki cezaevi
duygularını anlatıyor. Polisin soruşturması
failimeçhul yönünde. Yurt
sakinleri (?) kendilerinin ormanın derinliklerine ayrımcı
bir şekilde
yerleştirilmesini protesto etmeye devam edip ve alaycı bir
dille bu yurdu
“Dschungelheim” (Bedevi çadırı) olarak
adlandırıyorlar. Talepleri birinci
adım olarak yakınlarındaki küçük bir
şehir olan Parchim’e taşınmak. Benzer
bir taşınma mücadelesini eski Peeschen ilticacılar
yurdunda kalanlar yapmış
ve kazanmışlardı. Eyalet İçişleri
Bakanlığı 2001 de bir kararnameyle tüm
ilticacıların kültürel merkezlerin yakınlarına
yerleştirileceğini önceden
yazmasına rağmen herhangi bir baskı olmadan bu yurt
kapatılmayacaktı. O
zamanki yurt sakinleri taleplerini yabancılar dairesinin önünde
oturma
eylemi yaparak, sokağı trafiğe kapatarak kabul ettirmişlerdi.
Biz
Tramm/Zapel’deki ilticacıların protestolarını
desteklemek ve Schwerin’deki
Eyalet Hükümetine öfkemizi hissettirmek istiyoruz!
Berlin Sınırdışı Etme Hapishanesi, Berlin-Grünau
Grünau Köpenick’in bir mahallesidir. Burada yaklaşık
olarak 210 kişi
sınırdışı edilmek için hapsediliyor.
Bir yıldan beri tutsaklar cezaevinin
insanlık dışı koşullarına karşı
kendilerini savunuyorlar. Geçen yılın
başlangıcında burada Almanya “sınırdışı
etme hapishaneleri” tarihinin en
büyük açlık grevi yapıldı. BAŞKENT:
Biz Federal Başkente
cesaretsizliğimizin gösterisini yaparak zarif birşeyler
göstermek
istiyoruz!
Eisenhüttenstadt
120 km. Berlin’in doğusundaki Eisenhüttenstadt’da
Brandenburg Eyaleti’nin
eski bir garnizondan çevrilme İltica Kabul Merkezi ve
Sınırdışı etme
hapishanesi bulunmaktadır. İkisi de bu yılın Mayıs
ayına kadar EU(AT)’nin
doğu sınırı olan Polonya sınırına
30 km. mesafededir. Buranın adı dillere
destan. Sınırdışı etme hapishanesinde sözde
bir “yatıştırma hücresi”
bulunmakta, ki insanlar burada saatlerce tutulmakta ve baskıyla
“yola
getirilmekte”dir. Bu insan haklarını hiçe sayan
uygulama Avrupa İşkenceyi
İzleme Komitesi (CPT)nce açığa çıkarılmış
ve 2000 yılı raporunda yer
almıştır. Buna rağmen 2000 yılından
bu yana hiç birşey değişmemiştir.
Sonuçta yerlerde bulunan demir halkalar ortadan kaldırılıp
onların yerine
insanları bağlamak için kemerli yatak sistemi konuldu.
Örneğin geçen sene
bir kişi üç gün içinde 42 saat bağlanarak
tüm bu süreç içinde de video ile
gözetim altında tutuldu/ kayıt edildi. Sınırdışı
etme hapishanesinde
kalanlar için yeterli tıbbi yardım yok. Tek sağlık
personeli bir tane
hemşiredir. Yalnızca haftada iki gün bir doktor gelip
sadece ağrı kesici ve
sakinleştirici ilaç reçetesi yazıp gidiyor.
Mültecilere ağır hastalık
durumunda hastahaneye kaldırılmayacakları açıklanmış.
Çünkü hastahane
masraflarını mültecilerin kendisi ödemek zorundaymıslar.
Alman Avukatlar
Birliği – İltica ve bu süreç içinde
de video ile gözetim altında tutuldu/
kayıt edildi. Sınırdışı etme hapishanesinde
kalanlar için yeterli tıbbi
yardım yok. Tek sağlık personeli bir tane hemşiredir.
Yalnızca haftada iki
gün bir doktor gelip sadece ağrı kesici ve sakinleştirici
ilaç reçetesi
yazıp gidiyor. Mültecilere ağır hastalık
durumunda hastahaneye
kaldırılmayacakları açıklanmış.
Çünkü hastahane masraflarını mültecilerin
kendisi ödemek zorundaymıslar. Alman Avukatlar Birliği
– İltica ve Yabancı
Hakları Çalışma Grubu 2002’de Brandenburg
Eyaleti İçişleri Bakanlığı’na,
buradaki insanlara düzenli bir şekilde hukuk danışmanlığı
yapmak için
başvuruda bulundu. Bakanlık bunu redetti. Sözde öyle
bir ihtiyaç yokmuş.
Çoğunlukla sınırdışı edilecek
tutuklular için hapis süresi bir buçuk yıl
sürmekte. Eylem günleri birkaçgünle sınırlı
olsada orada-içeridekiler-
bilmeli ki biz Almanya’nın batı sınırından
doğu sınırına kadar Alman
Sınırdışı etme hapishanelerini ve kamp sistemini
sarsmak için oradayız!
Hareket özgürlüğü için.sınır
dışı etmeye ve ayırmaya karşı anti kamp
aksiyon turu(anti Lager action tour),
Üçüncü dünya diye adlandırılan
ülkelerde milyonlarca insan kolonilişterme
saldırılarında ve neticesinde hayatlarını
kaybetmiştir.Bugün hala
sömürülmektedirler ,neokolonist ve kapitalist insanlığın
etkilerine maruz
kalmışlardır. İnsanlar, hayati ihtiyaçlari
ellerinden alındığı için
savaştan ve zulmden kaçıyorlar. Diğerleri daha
iyi bir yaşamın peşinde.Ama
zengin kapitalist ülkeler birleşip kendilerini fakir ülekelerden
daha da
cok ayırıyorlar ve sınırlarını daha
geçilmez hale getiriyorlar. Bati
ülkelerine iltica için nerdeyse tehlikesiz bir yol yok.
Pek çok insan başka
devletlere kaçarken hayatını kaybediyor. Buna karşın
pekcoğu bu ülkelere
ulaşmayı başarıyor. Buraya gelenler ırkçı
düşmanlıkla karşılaşıyor, kontrol
ediliyor ve genellikle kamplara sokulyor, tutuklanıyor ve sınır
dışı
ediliyorlar
BRD(Federal almanya Cumhuriyeti)'deki merkezi olmayan Kamp sistemi:
Tecrit,Kontrol,sınır etme.
Dünya çapında geçen yıllarda hep yeni
tip mülteci kampları geliştirildi,-
BRD de dahil. Buralarda aslında sınırdışı
etme kampları olan
ama"Ausreisezentren" diye bilinen yerler oluşmaktadır. Almanyadaki
kamplarin çeşitleri büyük şehirlerde pansiyonlardan,
ormanların
derinliklerindeki toplu kalma yerlerine, sınırdışı
etme kamplarından, sınır
dışı etme hapishanelerine kadar degişmektedir.Hepsi
"rezidenspflicht,
ikamet zorunlulugu" gibi özel ırkçı kanunlarla
sistematize edilmektedir. Bu
yasalar ,mültecilere yaşadıkları kaymakamlığı
(landkreis) izinsiz
terketmeyi yasaklıyorlar. Bugün yaklaşık olarak
600.000 insan birleşik
almanya kamp sisteminin boyunduruğundadır.Mültecilere
kamplarda barınmadan
sonra sınırdışı etme hapishaneleri ve sınırdışı
etme kampları bekliyor-ve
bundan kaçış ya kanunsuzluk diye adlandırılan
yasasızlığa (kaçak kalma)
"dalmak" ya da sınır dışı edilme.
Kamp sistemlerinin politik amaçları: İltica İstenmiyor.
İltica başvuru(AsylbLG?) yasası ve 1993'deki yabancılar
yasanın değişimiyle
mültecilerin temel hakları tamamen yok edildi. AsylbLG?
'de ilticacilara
çalışma yasağı getirildi ve geçim
masrafları için para yardımı(cok
kisitlandi) karneyle düzenlenmeye başlandı. Bu sayede
BRD'nin çekici
olmayan bir iltica devleti olması amaçlanıyor. Tıpkı
80'li yıllarda o
zamanın baden-württemberg bakanı olan Lothar Späth'in
1 yıldır varolan ilk
toplama kampları hakkında yaptığı açıklama
gibi:"buradaki can sıkıcı bu
durum Baden Wütterberg'e gelinmemesi için bir uyarı
olacaktır". Bunun
yanında birde körleşmis ırkçılığı
destekleyenlerin etkili gücü var.
Öncelikle mültecilerin eski bir kişlada barındırılmasıyla
"Almanyanin
dünyanın fakirleriyle taşması" resmi oluşturulmuştur.
Kamp sistemlerinin ekonomik yönü: Sömürü
, Istifade
Ekonomik olarak bakıldığında kamp sistemi düzenli
ve düzensiz iş
piyasasının katları arasında bir tür menteşe
gibdir. Örnek olarak,
almanyanın işsizlik miktarı az olan şehirlerinde
kamp sistemi ucuz işçi
gücüne vasıfsız is olanağı yaratmaktadır.Baden
Wüttenberg'deki
ilticacilarin resmi olarak %40'ı çalışmaktadırlar.
Dogu almanyadaki
kamplarda yaşayanlar her ay sosyalbüro randevuları
ve işleri icin batıya
gidip gelmektedirler-onlar sayılari 1.5 milyona yaklaşan
kaçak calışanların
bir parçasılar ve burada "pis" ve zor işleri yapan
işçilerdir.
Refahın tecriti -Avrupa Birliğinde kamp sistemi.
Avrupa çapında bir kamp sistemi şu an kurulum aşamasında.
Şimdiden yeni
Avrupa birliği sınırlarında bir cok kaçak
toplama kampı vardır. Burada
kapitalist merkezlere gitmek isteyen mülteciler yakalanacaklar
ve sınır
dışı edilene kadar barındırılacaklardır.
AT(EU) bundan başka AT(EU)'nin
sınırlarındaki "güvenli" adıyla da tanınan
(trikontland) üçüncü dünya
ülkelerde "Transit işlem merkezi (Tansit Processing Center(tpc))"
'nı
planlamaktadır. EU'ya iltica talebinde bulunmuş insanlar
karar verilene
kadar tpc'lere göndereceklerdir. Kamp sisteminin en dış
çemberi şimdiden
"Regional Protection Area(bölgesel koruma alanı)(rpa)" diye
bilinen
yapılari oluşturuyorlar: Mülteciler savaş bölgelerine
yakın yerlerde,askeri
denetimdeki kriz bölgelerinde veya kamplarda
barındırılacaklardır.Barındırma askerin
ve NGO'nun,onun gibi UNHCR ve
OIM(International Organisation of Migration (Uluslararası iltica
organizasyonu))'nun işbirliğiyle gerçekleşmektedir.
Barındırma Konzepti
ırak ve kosova savaşları sırasında onun gibi
afrikanın bazı bölgelerindeki
varoşlarda kullanılmıştır. Bu kamp sistemi
ilticayi dünya çapında kontrol
etmek isteyen, ekonomik ve politik kriterlere yön veren, bir
deneyin yapı
taşıdır.
Haklara hak- Buzdağının tepesi
Kamp sistemi Alman pasoportu olmanyalara toplumsal dışlanmanın
en feci
şeklini gösteriyor:İnsanlar farklı haklara sahipler
ve bu hakların
kullanımı düzenlenmiş. Biz herkese eşit haklar
tanınmasından yanayız ve
bütün tabakalardaki zulme,sömürüye ve hertürlü
saltanat şekline karşıyız.
Her insanın nerede yaşamak istiyorsa orada yaşamaya
hakkı vardır.Politik
kaçaklar tanımını Mülteciler Organizasyonun
"biz buradayız,çünkü bizim
ülkelerimizi yıkıyorsunuz" sözüyle genişletiyoruz.
Bu mülteci ve
ilticacıların iltica sebepleri hiyerarşisinin reddi
anlamina gelir :
İşkenceye uğramış yada zulm edilen,sünnet
yüzünden, ve zorla evlendirilen
yada açlıktan ve fakirlikten yada en basiti iyi yaşama
umudu için kaçmış
insanlar. Beraber bir şansımız var,daha iyi bir yaşam
için heryerde
başarılı savaşmak. Birçoğu burada,biz
buradayız ve hepberaber kampların bu
politikasına karşı ve haklarımız için
savaşıyoruz. istediğimiz yerde kalma
hakkı, oturma hakkı, gelir hakkı, şerefli bir
yaşam hakkı.Biz
Rezidenspflicht(ikamet zorunlulugu)'i ihlal eden, dışlanılmaya
direnen,sınır dışı etmeye karşı
ve hakları için savaşan,tüm mücadelelere
destek veriyoruz!
Anti-Lager-action Tour
° 20-24 Ağustosda BRAMSCHE’de Kamp
• 22 Ağustosda NEUSS (NRW)’de miting (öz. Kadın-eşcinsel-lezbiyenler?-
hareketi
° 25-26 Ağustos Hannover
* 26 Ağustos: HALBERSTADT(Sachsen Anhalt)’da Eylemgünü
° 27-31 Ağustos : PARCHIM-TRAMM/ZAPEL (Meck.-Pomm.)’da
kamp
• birgün SCHWERIN’de Eylemgünü
° 01 Eylül: BERLİN
° 02-05 Eylül: EISENHÜTTENSTADT (Brandenburg)’da
kamp
Tüm Avrupa’da kamplar ve bunlara karşı direniş
büyüyor: 17 günü aşan bir
zaman zarfında sistemin kamplarına karşı olan
bu görüş ayrılığını
Hollanda'dan Polonya'ya kadar sınırları da aşan
anti-kamp turuyla duyulur
ve hissedilir hale getirmek istiyoruz. Kamplardaki direnişleri
gösterilerle
destekleyeceğiz. Tabiiki bunlardan sorumlu politikacilar ve bürokratlar
ve
bunlardan çıkarı olan yardımcı ve yatakçı
firma ve organizasyonlar
mücadelemizin hedeflerinde olacaklardır.
Tur ve 3 adet aksiyon kampı , geçen yılki ırkçılık
karşıtı sınır
kapmlarında ve yine geçtiğimiz eylül ayındaki
mülteci ve kaçakların hakları
için yapılmış olan karavan tur "yolculuk merkezi"'den
edilen tecrübelerle
kendi kendini besleyen büyüten deneysel, ortak bir labratuvar
ve kendi
kendine organize olmuş yaşam alanı yaratmayı hedeflemektedir.
Lezbiyenler için yatak odalari ve cinsel, ırkçı
tacizlere maruz kalmış
kişilerle ilgilenen gruplar bulunucak."Rezidenspflicht(zorunlu
oturma)"yasasıyla ilgili problemlerde kollektiv dayanışma
olanağı
sağlanacktır.
Güncel gösterilerin yerleri ve zamanları web sayfasında
bulunmaktadir.
Böylelikle tur ve toplantılar için önceden plan
yapma ve gösterileri
genişletme olanağı sağlanması amaçlanmaktadır.
Tur bu şekilde hayat
bulmaktadır.
Halk mutfağı(aş evi),tuvalet,duş ve danışma
çadırları
bulunacaktır.Çadırlanırızı,uyku tulumlarınızı
yanınızda getirniriniz, çok
sayıda uyku tulumu ve çadıra ihtiyaç var.
Bu yüzden varsa fazla çadır ve
uyku tulumu getirin. Olabildiğince çok arabayla gelin.
Turdaki otobüs park
ve çadır yerleri hakkında bilgiyi aşağıdaki
web sayfasından
öğrenebilirsiniz:
www.nolager.de
NOT: Eğer ilticacıysanız, ve çadırınız
ile uyku tulumunuz yoksa, durmrunuzu
bölgenizdeki orgnizasyona bildiriniz ki sizin için çadır
ve uyku tukumu
önceden ayarlanabilinsin.
Daha geniş bilgi için: www.nolager.de www.camp-bramsche.de.vu
anti_lager_actiontour@no-log.org
Danışma Tel: 0163-463 45 94 Brandenburg Göçmen
insiyatifi: 0160-986 23
633 ViSdP?: Dee Fencer, Waldweg 1, Grauwacke. The Voice Refugee Forum:
03641-665 214, Mobil:0174-729 58 53
Bağışlarınız, eğer adınız
ve adresiniz havale kağıdında yazılı olursa
vergiden muaftır. Havalelerinizi: Arbeitkreis Asyl Sparkasse
Göttingen
Kto:130450 BLZ:260 500 01 Stichwort: Anti-Lager-Tour_______a yapınız.
Arbeitkreis asyl Göttingen Tel’i:0551-58894, Fax:0551-58898
<<<<<